Türk dil kurumu oyun kelimesini aşağıdaki gibi tanımlamış;
1 . Vakit geçirmeye yarayan, belli kuralları olan eğlence.
2 . Kumar.
3 . Şaşkınlık uyandırıcı hüner.
4 . Müzik eşliğinde yapılan hareketlerin bütünü.
5 . Sahne veya mikrofonda oynamak için hazırlanmış eser, temsil, piyes.
6 . Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma.
7 . Hile, düzen, desise, entrika.
Bizim aradığımız oyun tanımı anlaşılacaği gibi üstü çizili olmayan tanımların hepsini içeriyor ( hatta kumarı da mı çizmeseydim ne?
) yani tam anlamıyla aradığımız şey bilgisayar oyunu hemde oynamak için aramıyoruz yapmak için arıyoruz
Genel kanının aksine oyun üretme sürecinde programcı tek başına hiçbir şey ifade etmiyor, oyun fikri ve sanat/modelleme kısmı olmadan oyun oyun olamıyor. Düşün mesela, fiziksel gerçeklik (dikkat! görüntü değil, araba fiziğinden bahsediyorum) çok süper gerçekçi bir araba yaptı, süspansiyonlu, vistesli, bildiğin araba, ama tek eksiği var araba sadece küp, hiçbir görsel oğesi yok, tekerlekleri silindirden ibaret, bu oyunu oynar mısın? belki beş dakka, sonra bayar. Ama internette, hiçbir gerçekçiliği olmayan bir flash araba yarışı oyununu saatlerce oynarsın, çünkü gördüğün karelerin üzerleri bir şekilde boyanmış ve sende onun araba olduğuna çoktan ikna olmuşsundur bile.
Bu durumda bizim eksiğimiz hayati bir eksiklik, birbiriyle çarpışan küplerden ileriye gidemeyecek bir durumdayız. İşte bu yüzden oyun peşinde olmamızın ilk adımı, bize yardım edecek, oyun yapma hayaliyle yanıp tutuşan 2B/3B artist(ler) bulabilmek, ama zor işte, adı üstünde ARTİZ
Eğer sende artizsen
adresine mail atman yeter, sonra oyununu oynamaya dönebilirsin
Eğer artizsen ve bunlarda kim diyorsan, aklında sorular vs varsa, önce Biz Kimiz bölümünü okuman çok yerinde bir hareket olur
Eğer artizse ve ‘hadi ordan siz de…’ diyorsan, sadece bekle ve gör diyoruz
oyunpesinde tarafından yazıldı